Ruhsal Bedensel
  • Ana Sayfa
  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Fikir Al & Ver & Paylaş
  • Forumlar
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
  • Ana Sayfa
  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Fikir Al & Ver & Paylaş
  • Forumlar
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
Ruhsal Bedensel
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
Ana Sayfa Yazılar

Aşk, Kimin İcadı?

Veysel Boğatepe yazdı…

Yazılar
0
Aşk, Kimin İcadı?
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Aşk yazıları, aşka benzemeli. Aşk şiirleri de… Ruhumuza dokunmalı usulca. Son zamanlarda tanımakta zorluk çektiğimiz aşk, aşk olmaktan çıkarılıp sosyal yaşamın tek duygusal kontratı haline getirilerek kurumsallaştırılmaya çalışılıyor. Oysa aşk; sonsuzdan gelen ve sonsuza giden, zamanı ve mekânı olmayan, hiçbir kural tanımayan, sınıflandırılamayacak, öğretilemeyecek tek duygudur. Belirli zamanlarda belirli guruplara veya bireylere önerilerek ideolojik kalıplara sokulamaz. Aşk; ne ehlileştirilebilir, ne sivilleştirilebilir, ne de modernleştirilebilir. Aşkın tarihi ve coğrafyası yoktur. Hissedildiği her an yazılabilir ve yaşanabilir. Yeter ki içinde şiirler olsun. Aşk söylemi her zaman “şiir”i çağırır. Aşıkların aşka ihtiyacı vardır. Aşkların da aşk söylemlerine, aşk söylemlerinin de şiirselliğe…

Şiirin kıvraklığını, sıcaklığını, sürprizlerini taşımalı. Usul usul soymalı ruhumuzu. Korkaklığımızı hatırlatmalı, kendimizi sakınmanın pişmanlığını duyurmalı. Tüketilmiş zamanlarda okşamalı. Bazen buruk da olsa, hafifçe gülümsetmeli, hatırlatmalı, umut vermeli ve hayat vaat etmelidir. Bunun için de ister felsefi, ister lirik olsun, her anlatımda aşk yazılarının ve şiirlerinin satır aralarında gizlediği gizemli “biri“ne ihtiyaç vardır. Bir hayat ürünü, bir suret bile olsa yokluğunda büyü bozulur, aşk; aşksız kalır, yazı veya şiir inandırıcılığını kaybeder.

Aşk yalnızlığın diliydi belki ama…

Roland Barthes
Roland Barthes

Aşkın dili, yalnızlığın diliydi belki ama bütün dillerde içi boşaltılmış bir kavram olarak hızla tüketilmektedir. Günümüzde de alabildiğine yalnız bırakılan aşkın tarihçesine baktığımızda ise batı toplumlarında ve özellikle de aşkın şehri Paris’te aşkın yaşanmış, yazılmış, tüketilmiş ve nihayetinde cinselliğin bir moda akımı olarak konuşulmaya başlandığını görüyoruz. Fransız düşünür Roland Barthes, aşkın en fazla terennüm edildiği, aşk edebiyatının en fazla üretildiği ve yaşatıldığı Fransa’da, aşk ve aşk söylemlerinin hayatın kıyısına itilmesinden endişe duyuyordu. Barthes, “Bir Aşk Söyleminden Parçalar“da aşk üzerine yazılmış, söylenmiş ve kendisinde iz bırakmış her metni çağrışımlarla, işaretlerle yeniden oluştururken bir tek amacı vardı: aşkın o eski anlamını ve nasıl bir “tutku” olduğunu hatırlatmak. Evet aşkın dili yalnızlığın diliydi belki ama dün olduğu gibi bugün de aşk, alabildiğine yalnız ve anlamsız görünüyor artık. Çünkü;  tükettiği ve posasını çıkarttığı aşk, günümüzde cinselliğin dolaylı bir anlatımı veya ifadesi olarak kullanılıyor.

Gazetelerin üçüncü sayfalarında yer bulan aşk hikayelerinin birbirleriyle benzerlik göstermesi ve aynı sonla bitmiş olmasını aşktan öte cinsellik, kıskançlık, cinnetlik olarak değerlendirebiliriz. Çünkü kadınlar sevgilileri, kocaları ve daha da önemlisi “aşkım” dedikleri partnerleri tarafından kurban edilmektedir. Yani duygusal zayıflığın ve güvensizliğin, dışavurumu olan kaba ve fiziki şiddetin, bir aşk hikâyesi olarak topluma sunulması…

Aşkın tanımı ve tarifi

Aşkın tarihi de tarifi de yoktur ancak göreceli bir kavram olduğundan kişilere göre farklı tanımlanabilir, anlamlar taşıyabilir. Geçmişte olduğu gibi bugünde aşkın, kadın mı yoksa erkek icadı mı olduğu üzerine çeşitli saptamalar yapıldı, yazılar kaleme alındı fakat aşkın duygusu ve enerjisi sanat kadar eskidir. Bazı aşk tefrikalarında yazıldığı gibi aşk; batı kaynaklı ve 250 yıllık bir erkek icadı değildir. Aşkın tarihi, denildiği gibi 200-250 yıl ile sınırlıysa ve batı kaynaklıysa, üç-dört bin yıl kadar yıl önce (bilindiği gibi doğuda metin haline getirilmişti) Tevrât’ta ki “Neşideler Neşidesi / Şiirler Şiiri“nde ki şu dizeler nasıl açıklanabilir?

Beni kendi ağzının öpüşleriyle öpsün,
çünkü okşamaların şaraptan daha iyidir,
kokuca ıtrın ne güzel..

Ya da,

Çünkü aşk hastasıyım ben,
sol eli başımın altında olsun,
sağı da beni kucaklasın…

Örnekler çoğaltılabilir ancak yukarıda örneklerini verdiğim dizelerdeki gibi aşkın yakın tarihli, batı kaynaklı erkek icadı olduğunu kabul edersek aşk şiirleri yazan kadın şairlerimizi nasıl reddedeceğiz? Peki, dört-beş bin yıl kadar önce yazılan “Tanrıça İştarın Gılgameş’e Aşkını Bildirmesi”nin (rahibeler tarafından kaleme alınan) şu dizeleri nasıl izah edilebilir?

AŞK Mitolojisi 3
Gel gılgameş benim sevgilim ol,
aşkını sun bana armağan gibi,
benim erkeğim ol, ben de senin kadının,
 koşum takımı lacivert taşından,
ve altından bir araba yaptıracağım senin için…
Aşk yoksa, aşk olsun!

 

 

Bundan 2700 yıl önce, bugünkü adıyla Midilli‘de yaşayan;“Hiç uyarmadan kasırga/ nasıl sökerse meşeleri kökünden/ öyle sarsıyor yüreğimi aşk” diyen kadın şair Sappho, 2400 yıl kadar önce “Bana kendin gel birleşeceğiz/ ve birbirimizin kollarına düşeceğiz/ tanrılar şaşırmayacaktır/ çünkü onları biz yarattık” diyen, dünyanın ilk çıplak heykeli Knidos Afrodit‘ine modellik yapan Phryne… Yakın tarihlere bir göz atacak olursak Elizabeth Brownıng, Emily Dickinson, Sylivia Plath, Ingeborg Bachmann, Anna Ahmatova, Grete Tartler… Bizden; Rabia Hatun, Şair Nigâr, Şukûfe Nihal, Lale Müldür ve Gülten Akın yeterli örneği oluştururlar sanırım. Hatırlanacak olursa  bereketi, doğurganlığı ve aşkı temsil eden, dokuz bin yıl öncesine ait “Ana Tanrıça” kültü Çatalhöyük’te bulunmuştu. Dünyanın en eski tanrısının bir tanrıça olması bile tek başına aşk ve kadın ilişkisini en eski tarihlere taşımıyor mu sizce?

Kendi öz dilinde yazılmış aşk destanları olmayan bir toplumda, aşka dair yazılardan şiirsel tatlar almak zordur. Kaldı ki; duyguların en yoğun ve özgürce dışavurumu olan şiir, kaymağını aşktan almıyor mu? Öyleyse aşkın doğuşunun, kadın-erkek ilişkisine dayandığını söylemek pekte yanlış bir saptama olmayacaktır. O halde tek mantıklı açıklaması da; kadınların da erkeklerinde aşkın icadı olmalarıdır.

Evet, ne demiştik? Aşk; ruhumuza dokunmalı…Usul usul soymalı. Sıcaklığını, kıvraklığını, sürprizlerini taşımalı. Aşk şiirleri hissedildiği her an yazılmalı, önermesiz ve göndermesiz. Tıpkı aşk gibi hayal gücümüze seslenmeli. Aklın var olmadığı tek alanın aşk olduğu unutulmamalıdır, tıpkı Antonie Bret‘in dediği gibi; “Aşkın gelişi, aklın gidişidir” Şimdiki zamanlarda ucuzlaştırılmış ve basitleştirilmiş bir kavrama sokulmaya çalışılsa da yaşanabilir, özümsenebilir bir aşkı bulana aşkolsun!

Veysel Boğatepe

Veysel Boğatepe

PaylaşGönder

İlişkili Gönderiler

Sümerler'den Bugüne Değişmeyen Soru: Bu Gençlik Nereye Gidiyor? - Şeref Umut Ersop yazdı...
Yazılar

Sümerler’den Bugüne Değişmeyen Soru: ‘Bu Gençlik Nereye Gidiyor?’

Zamanda ‘Şimdi’ Ama Hangi ‘Şimdi’?
Yazılar

Zamanda ‘Şimdi’ Ama Hangi ‘Şimdi’?

Çocuklarımız, Geçmişimizin İzlerini Taşır - Etingü Dönmez Durgun yazdı.
Yazılar

Çocuklarımız, Geçmişimizin İzlerini Taşır

Sonraki Yazı
‘Doktordan Az Kullanılmış’

'Doktordan Az Kullanılmış'

Strese Son Veren Değişim Şenliği

Strese Son Veren Değişim Şenliği

Kendimi Özgürleştirmek İçin Affedeceğim

Kendimi Özgürleştirmek İçin Affedeceğim

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin

Facebook Twitter Instagram

Önerilen

İnmemiş Testis Erken Tedavi Edilmezse...

İnmemiş Testis Erken Tedavi Edilmezse…

57 yıl önce
Önlem Alınmazsa: 2050'de Her Yıl 10 Milyon Ölüm Kapıda

Önlem Alınmazsa: 2050’de Her Yıl 10 Milyon Ölüm Kapıda

57 yıl önce
Regl Hikayeleri

Regl Hikayeleri Kitabı Yayında!

57 yıl önce
Dünya Epilepsi Farkındalık Günü

26 Mart Dünya Epilepsi Farkındalık Günü: ‘Mor Gün’

57 yıl önce

Kategoriler

  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Genel
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster

Öne Çıkanlar

Kışın Eklem Ağrılarını Azaltmanın Etkili Yolları

Türkiye’de Açık Kalp Ameliyatının Öncüsü: Prof. Dr. Siyami Ersek

Sümerler’den Bugüne Değişmeyen Soru: ‘Bu Gençlik Nereye Gidiyor?’

Kalp Sağlığınız Ertelemeye Gelmez: Yaşam Tarzınızı Bugünden Değiştirin

Sessizce Gelen Değişim: Menopoz

Meme Kanserini Yenenler İçin Yeni Bir Risk Adayı

Trendler

Bir Anda Değişen Ruh Hali: Gizli Bir Hastalığın Belirtisi mi?
Ruhsal

Bir Anda Değişen Ruh Hali: Gizli Bir Hastalığın Belirtisi mi?

Yazar ruhsalbedensel
0

Bir Anda Değişen Ruh Hali: Gizli Bir Hastalığın Belirtisi mi? Toplumda genellikle şiddetli baş ağrısı, bulantı veya...

Yüreği Yakan İki Kelime: "Var Yok"

Yüreği Yakan İki Kelime: ‘Var Yok’

Sel Suları Çekildi Ama Tehlike Geçmedi: Bu Gıdalara Dikkat

Sel Suları Çekildi Ama Tehlike Geçmedi: Bu Gıdalara Dikkat

Kışın Eklem Ağrılarını Azaltmanın Etkili Yolları

Kışın Eklem Ağrılarını Azaltmanın Etkili Yolları

Türkiye’de Açık Kalp Ameliyatının Öncüsü: Prof. Dr. Siyami Ersek

Türkiye’de Açık Kalp Ameliyatının Öncüsü: Prof. Dr. Siyami Ersek

Ruhsal Bedensel

Birbirini besleyen ‘Ruh’ ve ‘Beden’in sağlıklı gelişimine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur.

Takipte Kalın…

  • Bir Anda Değişen Ruh Hali: Gizli Bir Hastalığın Belirtisi mi?
  • Yüreği Yakan İki Kelime: ‘Var Yok’
  • Sel Suları Çekildi Ama Tehlike Geçmedi: Bu Gıdalara Dikkat

Kategoriler

  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Genel

© 2026 Tüm Hakları Saklıdır.

  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
  • Ana Sayfa
  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Fikir Al & Ver & Paylaş
  • Forumlar

© 2026 Ruhsal Bedensel Tüm Hakları Saklıdır..

imunify-bot-check
Onayı Yönet
En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.
Fonksiyonel Her zaman aktif
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından açıkça talep edilen belirli bir hizmetin kullanılmasını sağlamak veya bir elektronik iletişim ağı üzerinden bir iletişimin iletimini gerçekleştirmek amacıyla meşru bir amaç için kesinlikle gereklidir.
Tercihler
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından talep edilmeyen tercihlerin saklanmasının meşru amacı için gereklidir.
İstatistik
Sadece istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Sadece anonim istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Mahkeme celbi, İnternet Hizmet Sağlayıcınızın gönüllü uyumu veya üçüncü bir taraftan ek kayıtlar olmadan, yalnızca bu amaçla saklanan veya alınan bilgiler genellikle kimliğinizi belirlemek için kullanılamaz.
Pazarlama
Teknik depolama veya erişim, reklam göndermek için kullanıcı profilleri oluşturmak veya benzer pazarlama amaçları için kullanıcıyı bir web sitesinde veya birkaç web sitesinde izlemek için gereklidir.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
Tercihleri görüntüle
  • {title}
  • {title}
  • {title}