Ruhsal Bedensel
  • Ana Sayfa
  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Fikir Al & Ver & Paylaş
  • Forumlar
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
  • Ana Sayfa
  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Fikir Al & Ver & Paylaş
  • Forumlar
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
Ruhsal Bedensel
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
Ana Sayfa Genel

Toplumsal Bir Sorun: Nefret Söylemi

Genel
0
Toplumsal Bir Sorun: Nefret Söylemi
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Nefret söyleminin, günümüzde önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıktığını kaydeden uzmanlar, bu kavramın, toplumun güç ilişkilerini ve sorunlarını yansıtarak mevcut problemleri açığa çıkardığını ve şiddet olaylarının sinyallerini verdiğini söylüyor.
Herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerektiğini de kaydeden uzmanlar, sosyal medyanın, nefret söyleminin yayılmasında büyük bir rol oynadığını da dile getiriyor.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Bengi Çakmak, nefret söylemi konusunu değerlendirdi.

Nefret söylemi, toplumsal düzenin korunması bakımından bir uyarı sistemi rolü üstleniyor

Nefret söylemi kavramının tek bir tanımı olmadığını belirten Sosyolog Bengi Çakmak, “Ne ifade ettiğini birbiriyle bağlantılı şu iki açıdan özetleyebiliriz; İlk olarak, nefret söylemi kavramı, ifade özgürlüğünün sınırlarıyla ilişkili düşünülür. İfade özgürlüğünün nefrete ve şiddete yol açabilecek derecede belirsizleşmesini ve esneklik göstermesini engellemek adına insan haklarına dayanarak bir sınır çizme gereği duyulur. Nefret söylemi de bu sınırın oluşturulmasına işlevsel bir katkı sunar. İkinci olarak da nefret söylemini, toplumsal düzenin korunması bakımından rol üstlenen bir faktör veya bir uyarı sistemi olarak ele alabiliriz.” dedi.

Dildeki nefret söylemi suç olaylarına yönelik uyarı niteliği taşıyor

Dilde kendini gösteren bir olgu olarak nefret söyleminin, toplumdaki güç ilişkilerini ve sorunları yansıtarak mevcut problemleri açığa çıkaracağını ve ağırlaşabilecek şiddet ve suç olaylarına yönelik bir uyarı niteliği taşıyacağını da kaydeden Çakmak, “Nefret söyleminin taşıdığı bu iki anlama paralel olarak, her tür ayrımcılık ifadesini ve bunlardan ötürü meydana gelebilecek hak ihlallerinin dildeki yansımalarını kapsayan sözlü, yazılı, görsel gibi içerikleri nefret söylemi olarak ele alabiliriz.” şeklinde bilgi verdi.

Nefret söylemini meydana getiren toplumsal dinamikler neler?

Buradan yola çıkarak, nefret söylemini meydana getiren toplumsal dinamiklerin başında ötekiyle, başka olanla, farklı veya yabancı olanla kurulan gerilimli ilişkinin sayılabileceğini aktaran Bengi Çakmak, “Bir diğer deyişle, insan hakları her ne kadar evrensel biçimde tanımlanmış olsa da toplumsal düzenleri oluşturan normlar toplumlar ve kültürler arasında değişkenlik gösterebiliyor. Bu açıdan, neyin ve kimin normal olmadığını belirleyen toplumsal dinamikler zamana ve mekâna göre farklılaşabilir. Fakat her durumda, nefret söylemini kuran faktörlerin başlıcası, normal kabul edilenin dışında kalanların birer öfke ve nefret nesnesine dönüşmesidir. Öfkenin ve nefretin sebebi, normal olmayanın toplumsal düzeni sarsacağına dair önyargı ve endişedir diyebiliriz.” dedi.

Sosyal medyanın rolü…

Sosyal medyanın, nefret söyleminin yayılmasında büyük bir rol oynadığını da dile getiren Sosyolog Çakmak, “Sosyal medya yalnızca nefret söyleminin değil her tür söylemin, bilginin, imgenin yayılmasını sağlıyor. İletişim ve haberleşme açısından geçmişte benzerini görmediğimiz cinsten geniş ölçekli, hızlı ve katılıma açık bir ortam sağlaması bakımından sosyal medya çağımızın en öne çıkan sıçramalarından biri haline geldi. Her bireyin kendi isteği doğrultusunda katılabildiği, paylaşım yapabildiği ve etki yaratabildiği bir ortamda, nefret söyleminin de kolaylıkla yer bulması ve hızla yayılması kaçınılmaz.  Yüz yüze iletişimin aksine anonimliğin, anlık iletişimin ve geçiciliğin hâkim olduğu bir ortamda kişilerin daha kayıtsız olması da sorunu büyüten nedenlerden biridir.” dedi.

Nefret söylemi uyarı niteliği de taşıyor

Nefret söyleminin bir uyarı niteliği taşıdığını da söyleyen Bengi Çakmak, “Toplumda halihazırda var olan ve belki de büyümekte olan sorunlara ayna tutar ve yaşam hakkının ihlaline dek varabilecek şiddet olaylarının sinyallerini verir. Nefret söylemiyle ifade özgürlüğü arasındaki sınırların çok hassas olduğunu bilmek ve bu sınırlar üzerine tartışabilmek önemlidir. Ancak nefret söyleminin ifade özgürlüğü adı altında geçerli görülmesi veya toplumsal normlara dayanarak normal kabul edilmesi son derece tehlikelidir.” diye anlattı.

Herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerekiyor

Ayrımcılık içeren şakalar, hakaretler, tehditler ve nihayetinde şiddet uygulamaları arasında fark olmakla beraber, hepsinde ortak bulunan nefret unsuru üzerinde durmak ve herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerektiğini de kaydeden Bengi Çakmak, “Elbette bu noktada şiddeti yalnızca kişilerin fiziksel saldırıya uğramasına indirgemiyoruz; nefretin normalleşmesi ve yayılmasıyla birlikte kişilerin rahat ve mutlu şekilde yaşamalarının önünde oluşabilecek her tür engel toplumsal bir sorun olarak ele alınmalıdır. Nefret söylemiyle mücadele edebilmek için insan haklarının evrenselliğini temel almak önemlidir.” dedi.

Nefret söylemine ve ayrımcılığa karşı durmak, herkesin var oluş hakkını savunmaktır

Nefret söylemine karşı farkındalık oluşturabilmek için ayrımcılığın ne olduğunu tartışmak ve eğitimin bir parçası haline getirmek gerektiğini de dile getiren Çakmak, “Bunun için temel koşul, sorgulayıcı ve eleştirel olmaya teşvik etmektir. Bu noktada yalnızca kurumsal bir eğitim sürecinden değil, bireylerin kendi yargılarını ve değerlerini de eleştirel biçimde gözden geçirerek kendilerini eğitmeleri önemlidir. Bireysel veya toplumsal düzeyde yeterince kabul görmeyen, azınlık veya öteki kabul edilen, anormal bulunan ve ahlaki açıdan iyi değerlendirilmeyen toplumsal grupların, kişilerin, davranış biçimlerinin neler olduğu değişkenlik gösterebilir. Nefret söylemine karşı bilinçlenmek ve ayrımcılığa karşı insan haklarını savunmak, kişilerin herkesi ve her şeyi tamamen benimsemesi demek değildir. Nefret söylemine ve ayrımcılığa karşı durmak, herkesin var oluş hakkını savunmak demektir. Bu hususa dair bir bilinçlenme, nefret söylemine ve şiddete karşı mücadelede önceliklidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

PaylaşGönder

İlişkili Gönderiler

‘Z Kuşağı’nda Genetik Beyin Gerilemesi İddialarının Bilimsel Dayanağı Yok’
Genel

‘Z Kuşağı’nda Genetik Beyin Gerilemesi İddialarının Bilimsel Dayanağı Yok’

Behçet Hastalığını Tanımlayan İlk Hekim: Prof. Dr. Hulusi Behçet
Genel

Behçet Hastalığını Tanımlayan İlk Hekim: Prof. Dr. Hulusi Behçet

Kadınların En Büyük Yanılgısı: 'Süper Kadın' Olma Hazzı
Genel

Kadınların En Büyük Yanılgısı: ‘Süper Kadın’ Olma Hazzı

Sonraki Yazı
Nöroloji Uzmanı Dr. Özlem Çakır, Plastik Kullanımının Sağlığa Zararlarını Anlattı

Nöroloji Uzmanı Dr. Özlem Çakır, Plastik Kullanımının Sağlığa Zararlarını Anlattı

Yaptığınız Her Eylem Düşüncelerinizin Yansımasıdır

Yaptığınız Her Eylem Düşüncelerinizin Yansımasıdır

LÖSEV’li Aileler Sağlık Bakanı’nı İstifaya Davet Etti

LÖSEV’li Aileler Sağlık Bakanı'nı İstifaya Davet Etti

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin

Facebook Twitter Instagram

Önerilen

Geçmişi Unut, Yeni Bir Sayfa Aç

Geçmişi Unut, Yeni Bir Sayfa Aç

56 yıl önce
Yeni Yılda Kendimize Verdiğimiz Sözleri Nasıl Tutarız?

Yeni Yılda Kendimize Verdiğimiz Sözleri Nasıl Tutarız?

56 yıl önce
Biyolojinin ötesine geçmek: Epigenetik Devrimi

Biyolojinin ötesine geçmek: Epigenetik Devrimi

56 yıl önce
Diş Hekimleri, Sıkıntılı Günler Yaşıyor

Diş Hekimleri, Sıkıntılı Günler Yaşıyor

56 yıl önce

Kategoriler

  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Genel
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster

Öne Çıkanlar

Parkinson Hastalığı Tedavisinde ‘Beyin Pili’ Yöntemi

Fibabanka’dan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ile ‘Longevity’ Deneyimi

‘Z Kuşağı’nda Genetik Beyin Gerilemesi İddialarının Bilimsel Dayanağı Yok’

Behçet Hastalığını Tanımlayan İlk Hekim: Prof. Dr. Hulusi Behçet

Kadının Tarihi Bir Günün Değil, Bir Direncin Ve Bir Emeğin Tarihidir

Kadınların En Büyük Yanılgısı: ‘Süper Kadın’ Olma Hazzı

Trendler

Özlem Sönmez’den İçsel Dönüşüm Ve Şifa Yolculuğu: 'Nasıl İyileştim?'
Ruhsal

Özlem Sönmez’den İçsel Dönüşüm Ve Şifa Yolculuğu: ‘Nasıl İyileştim?’

Yazar ruhsalbedensel
0

Özlem Sönmez’den İçsel Dönüşüm ve Şifa Yolculuğu: “Nasıl İyileştim?” “Bir kişi iyileştiğinde, bir dünya iyileşir” diyen Özlem...

'Meme Kanseri, Sağlıksız Yaşam Tarzı Alışkanlıklarından Kaynaklanıyor'

‘Meme Kanseri, Sağlıksız Yaşam Tarzı Alışkanlıklarından Kaynaklanıyor’

Dijital Bağımlılık Beynin Ödül Sistemini Hedef Alıyor

Dijital Bağımlılık Beynin Ödül Sistemini Hedef Alıyor

Parkinson Hastalığı Tedavisinde ‘Beyin Pili’ Yöntemi

Parkinson Hastalığı Tedavisinde ‘Beyin Pili’ Yöntemi

Fibabanka’dan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ile ‘Longevity’ Deneyimi

Fibabanka’dan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ile ‘Longevity’ Deneyimi

Ruhsal Bedensel

Birbirini besleyen ‘Ruh’ ve ‘Beden’in sağlıklı gelişimine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur.

Takipte Kalın…

  • Özlem Sönmez’den İçsel Dönüşüm Ve Şifa Yolculuğu: ‘Nasıl İyileştim?’
  • ‘Meme Kanseri, Sağlıksız Yaşam Tarzı Alışkanlıklarından Kaynaklanıyor’
  • Dijital Bağımlılık Beynin Ödül Sistemini Hedef Alıyor

Kategoriler

  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Genel

© 2026 Tüm Hakları Saklıdır.

  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
  • Ana Sayfa
  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Fikir Al & Ver & Paylaş
  • Forumlar

© 2026 Ruhsal Bedensel Tüm Hakları Saklıdır..