Bir İnsan Nasıl Güzelleşir? – Etingü Dönmez Durgun yazdı…
Güzellik çoğu zaman yanlış yerde aranır:
Aynada. Başkalarının bakışlarında. Söylenen ya da söylenmeyen cümlelerde.
Oysa insan, aynaya ne kadar dikkatle bakarsa baksın, orada kendisini bütünüyle göremez. Çünkü ayna yalnızca yüzü gösterir. İnsanın içinden geçenleri, taşıdığı yükleri, kendine nasıl davrandığını göstermez.
Bir insanın güzelleşmesi, dışarıdan başlayan bir değişim değildir. Bu, insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin yavaş yavaş dönüşmesidir. Ve bu dönüşüm başladığında, yüz buna kayıtsız kalmaz.
İnsan kendisine nasıl bakıyorsa, dünya da onu öyle görür.
Bazı insanlar vardır, kalabalık bir ortamda hemen fark edilmezler. Ama yanlarından ayrıldığınızda bir his bırakırlar. Bir sakinlik, bir açıklık, bir sıcaklık. Yüzleri değil, hâlleri güzeldir.
Bazıları ise ilk bakışta dikkat çeker ama yaklaştıkça uzaklaşılır. Serttirler, yorgundurlar ya da kendileriyle barışık değillerdir. Bu fark, yüz hatlarından değil, iç dünyadan gelir.
Güzellik bir görüntü değil, bir duruştur.
Ve duruş, insanın kendisiyle olan ilişkisinin dışa yansımasıdır.
Bir insan;
kendisini olduğu haliyle kabul etmeye başladığında,
sürekli başkası gibi olmaya çalışmayı bıraktığında,
kendisine karşı daha adil olduğunda güzelleşir.
Bu bir karar değildir. Bir süreçtir.
Yavaş ilerler. Sessizdir ama gerçektir.
Bir gün aynaya baktığında “bir şey değişmiş” dersin.
Değişen yüzün değildir.
Kendinle kurduğun ilişkidir.
Ve işte o zaman anlarsın:
Güzellik, sahip olunan bir özellik değil,
insanın kendisiyle barışma biçimidir.
Etingü Dönmez Durgun
Psikoterapist & Pozitif Psikoloji Uzmanı


















