Ruhsal Bedensel
  • Ana Sayfa
  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Fikir Al & Ver & Paylaş
  • Forumlar
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
  • Ana Sayfa
  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Fikir Al & Ver & Paylaş
  • Forumlar
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
Ruhsal Bedensel
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
Ana Sayfa Yazılar

Tahakküm ve Korku

Bu Bağlamda ki İnsanın Ruhsal Görüntüleri - Şükrü Alkan yazdı...

Yazılar
0
Tahakküm ve Korku
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Eğer korku insani bir özellikse ki şu ana dek böyle bilmekteyiz. Genel ve görünen, soyut değil, somut bir korku durumunun insan için mutlaka bir anlamı vardır. Anlam ihtiva eden faka basmadan önlem alabilen insan korku ile baş edebilir. Korku ile baş etmek  için nedensellik ve faktörel meseleleri de göz ardı ederek değil, iyi hesaplamanız gereken korkunun içeriğini bilmek zorundasınız.

İyi bir tahakküm- egemenlik – iktidar işlevsel olabilirse, bilinmeli ki bunun, tahakkümün teknik ve yöntemlerinin rasyonel olarak  kullanılması ile mümkün olabilmektedir.

Küçük bir grubun yani oligarşik bir azınlığın kendinden kat ve kat daha büyük bir gruba tahakküm edebilmesi için egemenlik –otorite yani sözünü ettiğim tahakküm edebilme yetkinliğini pekiştirecek yöntem ve tekniklere başvurma ihtiyacı duyar.

Büyük filozof David Hume’un da belirttiği gibi ”aslında fiziksel gücün daha büyük olanının büyük çoğunluğun –kitlenin kendisidir..” ki bu fiziksel büyük güce egemenlik oluşturabilmek ve baskı uygulayabilmek için, korkuyu yaymak  üretmek ve öncelikle psikolojik, ideolojik ve  maddi enstrümanları kullanmak gerekir.  Bu, insanlık ve  uygarlık tarihinde var ola gelen bir durumdur maalesef.

Antik Yunan döneminde yaşamış  büyük tarihçi Polybios’un sözünü ettiği “ Kitleler huzursuz ve maniktirler…” ne yapacakları konusunda hesap yapmazlar ve reel düşünceleri ile pek az var olurlar : işte bu kitle tarzını yönetmek için korkuyu  öncelikli ve sistematik hale dönüştürmeniz gerekmektedir.. Bir bakıma kitlelerin önüne çit çekilerek huzursuz olanı durdurabilirsiniz ki, sınırlama ve sınırlandırma meselesi iktidar gücünün sınır çizme hattı olarak görülebilmesi meşru bir zemine korkutularak  başvurulduğunu müşahede etmekteyiz.

Ancak bu görülen sınır ve sınırlandırma demokratik rejimlerde hukuki bir zemine ve kontrol – denetim mekanizmasına bağlı olarak oluşturulur.. Demokratik rejimlerde korku yaratılarak değil, güven ve  hukuk normlarına bağlı yasama, yürütme ve yargı organlarının tam işlerlik içinde çalıştıkları ve birbirlerinden bağımsız olduklarından korku ile baş edebilen bir toplumu ve bireyi görebilmekteyiz.

Demokratik denetim sisteminde insanlar anayasal haklarını kullanır ve kendilerini ifade ederler. Dağınık ve kaotik yapılanmalar ile halkın dağınık hali yine hukuk ve demokratik denetim  yolu ile düzeltilerek,  korku hallerinin  önlenebilmesi mümkün olacaktır.

Bu söz konusu değilse, korkuların ifade edileceği zemin yok olur. Korkunun, somut ve meşru demokratik hukuk zemininde ifade edilebilmesi, güven ve barış,  hatta toplumsal barışın sağlanabilmesini de mümkün kılacaktır.. Tahakkümün bir an korku ile sağlandığını düşündüğümüzde, insanlar somut korkular yerine kaotik dağınık ve fobik diye adlandırdığımız nevrotik hastalandırıcı korkulara sahip olur ve onları oldukça büyütüp geliştirirler…İşte bu durumda  tahakküm eden  ile kitleler arasında çok uzun bir mesafe ve yabancılaşma ile kontrol edilemeyen bir korkunun  özellikle Covid 19’un yaydığı belirsizlik travmatik bir meseleye dönüşmesi kaçınılmaz olacaktır.

Çoğu kez ‘korku imparatorluğu’ndan bahsedilerek, Corona –covid 19 ile yayılan korkuya dikkatinizi çekmek istiyorum:

Öncelikle Covid 19 konusunda özenle seçtiğim bilgileri değerlendiriyor ve olması gereken tüm  ve gerçekçi önlemleri geçmişte olduğu gibi şimdide almak durumundayız. Temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldıracak nitelikteki korkuyu egemen kılmak yerine, halkın yaşadığı ve yaşayabileceği travmatik ve travma sonrası  bozuklukların daha az seviyede olabilmesi için kendisini  ifade edebileceği ve travmalarını anlatabileceği zeminlerin oluşturulması zaruridir. Pasifize edilmişlik hissi inanın çok daha korkunç durumlara yol açabilir:

İfade edilemeyen korkular bilinçaltına itilerek sorun çözülemez. İnsanlara bu virüs ile olan savaşlarını, düşünce ve duygularını çeşitli platformlarda aktaracak imkanlar sağlanmalıdır. Çünkü ve eğer insanlar kendilerini dışlanmış ve ve pasifize edilmiş olarak bu virüsü izler ve hiç konuşamazlarsa, korkarım ve tereddüt ederim ki sonuç hiç de güzel görünmeyecektir. Hümanizmin bir gereği olarak insanlar için televizyon kanalları açık tutularak,  düşünceler ve sorular açık bir şekilde tartışmaya açılmalıdır. Korkuların ifade edilebilmesi  sağlıklı ve daha az travmanın yaşanabileceğinin de garantisidir. Sırf ve sadece bilim adamlarının görüşleri değil, toplumun tüm kesimlerinin de düşünce ve fikirleri vardır; Ancak izolasyonun  meşru zemininde aktarılmış korkunun ve ifade edilmişliğin mutluluğu ile bu virüsün travmatik etkisini epeyce azaltabilir ve zayıflatabiliriz.

Karanlıkta kalan ve elinde tutulamayan çocuklar gibi bir anda marketlere koşan kitleleri görünce ve hala bu potansiyel söz konusu ise, çıkarmamız gereken bir tek ders vardır:

Gerçek anlamda bilgi ve aydınlatıcı çalışmalara reel olarak devam edilmeli ve belirsizliği ortadan kaldıracak, temel demokratik hakların korunması konusunda halka güven vermek zorunluluğu da icap etmektedir.

Tarihsel olarak tahakküm ve iktidar meselesinde iktidarlar acıya katlanarak acıda çektirirler; Hitler gibi acı çeken ve acı çektiren  veya dünyada ki askeri  cunta dönemlerinin acılarını dikkate aldığınızda korkunun egemenliğin bir vasıtası olarak kullanıldığını görürsünüz..

Emperyalist Birleşik devletlerinin yaydığı korku bir enstrüman olarak halkların zapturapt  altına alınabilmesi için ‘demokrasi  getiriyoruz’ yalanına kaptırılmış olan dağınık halk kitlelerini fena halde tarihin ve uygarlığın gerisine atabilmiştir. Irak, İran, Suriye, Libya, Afganistan ve diğer ülkeler  üçüncü dünyanın bir yarası olarak  kan gölüne dönüştürülerek dünyanın  en pis mirasları olan feodal ağalık dönemlerine yeniden geçmişlerdir…Burada özgürlük aramak absurd olduğu kadar beyhude bir çabanın sonucu olarak korku imparatorluğuna hizmet etmek olacaktır en nihayetinde.

Özellikle  liberal kapitalizmin azman savunucusu ABD’nin koronavirüs ile ilgili aldığı tedbirler insan odaklı değil, finans kapitalin önceliklerini öne alan tutumuyla yaydığı korku ve tahakküm ile parçalanma ve bölünme eşiğine gelebileceğini varsayıyorum.

İşte şu anda ülke olarak demokratik dayanışmanın ve uzlaşmanın en çok hissedilmesi gereken dönem ve aşamasındayız.

Uzm. Psikoterapist Eğitmen Şükrü Alkan

Şükrü Alkan

PaylaşGönder

İlişkili Gönderiler

Mucizeleri Görmek Mi, Kusurları Aramak Mı?
Yazılar

Mucizeleri Görmek Mi, Kusurları Aramak Mı?

İstanbul’da Florence Nightingale Ve Hemşireliğin Tarihsel Gelişimi Üzerine
Yazılar

İstanbul’da Florence Nightingale Ve Hemşireliğin Tarihsel Gelişimi Üzerine

Her İnsan Farklı Bir Dünya
Yazılar

Her İnsan Farklı Bir Dünya

Sonraki Yazı
Biyolojinin ötesine geçmek: Epigenetik Devrimi

Biyolojinin ötesine geçmek: Epigenetik Devrimi

Bir Çocuk Hayatından Nasıl Koparılır?

Bir Çocuk Hayatından Nasıl Koparılır?

Engelliler Günü Ne İşe Yarar?

Engelliler Günü Ne İşe Yarar?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin

Facebook Twitter Instagram

Önerilen

Aşırı Şeker Kullanımı

Aşırı Şeker, Hem Ruha Hem Bedene Zarar Veriyor

57 yıl önce
Yeni Yılda Kendimize Verdiğimiz Sözleri Nasıl Tutarız?

Yeni Yılda Kendimize Verdiğimiz Sözleri Nasıl Tutarız?

57 yıl önce
Diş Fırçanıza da Maske Takın

Diş Fırçanıza da Maske Takın

57 yıl önce
Korkuların Cesareti

Korkuların Cesareti

57 yıl önce

Kategoriler

  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Genel
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster

Öne Çıkanlar

Protein Tüketimi Çocuk Büyüme ve Gelişiminin Anahtarıdır

Akciğer Kanserinin Temel Bulgularından Biri Geçmeyen Şikayetler

Bu Hastalığa Sahip Kişiler Soğuk Havada Bile Terliyor

Prostatı Azdıran Yiyecekler Nelerdir?

Burun Ameliyatı Sonrası Kanama Nedenleri

Burun Ameliyatı Sonrası Burun Temizliği Nasıl Olmalıdır?

Trendler

Sabahları Yorgun Kalkmanın Şaşırtıcı Nedeni: ‘Sahte Dinlenme’
Ruhsal

Sabahları Yorgun Kalkmanın Şaşırtıcı Nedeni: ‘Sahte Dinlenme’

Yazar ruhsalbedensel
0

Sabahları Yorgun Kalkmanın Şaşırtıcı Nedeni: 'Sahte Dinlenme' Modern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen kronik yorgunluğun...

Kadın Kalbini Anlamak İçin Erkek Kalbi Yetmiyor

Kadın Kalbini Anlamak İçin Erkek Kalbi Yetmiyor

Yeni Dert Ortağımız Yapay Zekâ (mı?)

Yeni Dert Ortağımız Yapay Zekâ (mı?)

Protein Tüketimi Çocuk Büyüme ve Gelişiminin Anahtarıdır 

Protein Tüketimi Çocuk Büyüme ve Gelişiminin Anahtarıdır

Akciğer Kanserinin Temel Bulgularından Biri Geçmeyen Şikayetler

Akciğer Kanserinin Temel Bulgularından Biri Geçmeyen Şikayetler

Ruhsal Bedensel

Birbirini besleyen ‘Ruh’ ve ‘Beden’in sağlıklı gelişimine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur.

Takipte Kalın…

  • Sabahları Yorgun Kalkmanın Şaşırtıcı Nedeni: ‘Sahte Dinlenme’
  • Kadın Kalbini Anlamak İçin Erkek Kalbi Yetmiyor
  • Yeni Dert Ortağımız Yapay Zekâ (mı?)

Kategoriler

  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Genel

© 2026 Tüm Hakları Saklıdır.

  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Sonuç bulunamadı
Tümünü Göster
  • Ana Sayfa
  • Ruhsal
  • Bedensel
  • Haberler
  • Yazılar
  • Videolar
  • Kültür
  • Söyleşi
  • Fikir Al & Ver & Paylaş
  • Forumlar

© 2026 Ruhsal Bedensel Tüm Hakları Saklıdır..

imunify-bot-check